Röportaj / Funda Akarsu

Sizi tanıyabilir miyiz?

İsmim Funda Akarsu.  2014'ten beri polimer kilden kendi tasarladığım karakterli broşları yapıyorum. Okul sonrası kariyerime mimar olarak devam etsem de tüm yaratıcı süreçleri birbirinden güç alan disiplinler olarak gördüğüm için ilham aldığım konularda eğlenceli, rengarenk ve kıpır kıpır figürler, ikonlar ve takılar üretmeye devam edeceğim...

Tasarımcı olmaya nasıl karar verdiniz?

Aslında hayatım boyunca sanatın bir şekilde içinde oldum, daha doğrusu farkında olmadan kendimi o şekilde ifade ettim. 5 yaşından beri kalem kağıda bir şeyler çiziktirmediğim fazla günüm geçmemiştir. İstikamet o zamandan beri de pek değişmedi :) Heykel yapıyorum, hikaye yazıyorum, resim yapıyorum...  Ama bunu hep kendim için yapmıştım şimdiye dek. İnsanlar her zaman ürettiğim şeyleri beğeniyorlardı gerçi, ama bunlara sahip olmak isteyecekleri üniversiteye başlayana kadar aklıma gelmemişti pek. Önce üniversite ortamında, sonra da ilk Lunapark Shop olmak üzere birkaç tasarım mağazasına küçük koleksiyonlar hazırlamaya başladım.

Bir "Osmanlı Efeleri" karakter serisi yapmıştım örneğin; şu an devam etmesem de bende yeri çok ayrıdır. Kimi ince burunlu, kimi kıvrık bıyıklı, kiminin fesi yan duran, komik bakışlı tombul yanaklı karakterlerin broşlarını tasarlamıştım. Sanırım ilk kez o seri ile başından sonuna dek, en küçük ayrıntısına kadar kendi tasarladığım karakterleri hayata geçirdim ve takılara çevirdim.  Sonrasında karakter koleksiyonları gelişti, serpildi, farklı farklı alt dallara ayrıldı.

Mimarlık eğitiminizin tasarım hayatınıza katkısı oldu mu?

Olmaz mı, şahane katkıları oldu hem de! Mimarlık eğitiminde öncelikle kalıplardan çıkmayı, farklı bakış açıları geliştirmeyi öğretiyorlar size. Kafanızdakini farklı metotlarla ifade etmeyi,  sonrasında da kendi yaptığınızı objektif değerlendirmeyi öğretiyorlar. Farklı disiplinlerden beslenmenin önemini de en iyi okulda öğrendim. Mimarlık eğitiminin beni kesinlikle daha iyi bir sanatçı yaptığını düşünüyorum.

Tasarladığınız parçalardan biraz bahseder misiniz? Oluşum sürecini anlatır mısınız?

Film ve kitap karakterleri ile başladım, daha sonra ünlü sanatçılar, hayvan figürleri  ile devam ettim. Kendi sevdiğim karakterleri yapmak daha zevkli elbette. Frida ve Dali'yi çok severim örneğin. Yeşilçam filmlerine bayılırım, her pazar mutlaka bir tanesi açık olur evimde. O yüzden Tosun Paşa, Hüdaverdi gibi broşlarım da var. İnsanları ortak bir paydada buluşturan, herkesin sevdiği ikon karakterleri yeniden yorumlamayı tercih ediyorum. Her bir parçayı tek tek elde şekillendiriyorum, sonra fırınlıyorum, boyuyorum ve cilalıyorum. Nakışa ise insanlar daha aşina tabi, herkes mutlaka bir yakınının elinde nakış iğnesi görmüştür. Nakış broşlarımda ise daha renkli, ama daha geometrik ve ikonik desenleri yorumluyorum, bitki ve hayvan figürleri gibi...

Nelerden ilham alıyorsunuz?

Kitaplar, filmler, çizgiromanlar, sosyal medya. Duvar resimleri, bit pazarları, sahaflar. İlham her yerde aslında, biraz görmeye açık olmak gerekiyor.

Koleksiyonunuzda ne tarz materyaller kullanmayı tercih ediyorsunuz?

Genellikle polimer kil ve nakış ipi kullanıyorum. Ama bazen yaptığım broşları farklı materyallerle birleştirmek istiyorum, o zaman da renkli taşlar, deri ve kumaş parçaları kullanıyorum.

Tasarımlarınız ile ulaşmayı amaçladığınız hedef kitleniz nedir?

Kitap kurdu, film meraklısı, süperkahraman hastası olan, kendi dünyasına hitap eden eğlenceli takılar arayan insanlar. Ben küçükken sevdiğim kahramanların bu tarz ürünleri yaygın değildi, dar bir kitleye hitap eden, henüz popülerleşmemiş alanlardı. Şimdi elbette ki herkesin istediği tarzda bir tasarım bulması çok daha kolay;  harika işler yapan tasarımcılar var, ben de onlardan biri olmayı hedefliyorum.

İnsanlar koleksiyon parçalarınızı gördüklerinde nasıl tepkiler veriyorlar?

Çok naif yorumlar alıyorum. Her bir tasarım başından sonuna kadar el emeği, insanlar da bunu fark ettikçe mutlu oluyorum elbette. Paketleri ellerine ulaşınca günlerinin güzelleştiğini söyleyen, taktıkça mutlu olduklarını söyleyen çok takipçim oldu. Düzenli takip edip birden fazla kez sipariş veren çok tatlı takipçilerim de var. Her yeni Star Wars karakteri yaptığımda kendisine ve arkadaşlarına hediye alan bir takipçim vardı örneğin. Çok nazik insanlar da tanıdım bu süreç boyunca, hem kendi tutkularını üretime çeviren yetenekli tasarımcılar, hem de bu tasarımlara ulaştıkça mutlu olan insanlar.

Kişiye özel tasarım yapıyor musunuz?

Çok nadir.  Kişiye özel kavramı bir süre sonra rayından çıkıp tasarım sürecimi baltalamaya başlamıştı, ben de o yüzden olabildiğince azalttım.

Tarzını tarzınıza yakın bulduğunuz ve beğendiğiniz tasarımcılar kimler?

Stephanie Kilgast, Defne Güntürkün, Nobuhappyspooky, littledipperclay, İmge Celepci, Danielle Pedersen'in işlerini seviyorum.

Yeni bir koleksiyon hedefiniz var mı?  Yeni malzemelerle bizi şaşırtmayı planlıyor musunuz?

Şu an yeni bir seramik koleksiyonu hazırlıyorum, seramik broşlar, kolyeler, kupalar ve fincanlar. Afrika Tribal desenler ve pop renkler kullanarak tasarladığım, biraz daha modern ve geometrik bir koleksiyon olacak. Sonraki adım ise bunu daha farklı materyallerle birleştirmek; ahşap, metal ve deri ile ilgili bazı heyecanlı fikirlerim var.

 

Eski Gönderi
Yeni Gönderi
Kapat (esc)

Bültenimize Abone Olun!

Hemen e-posta adresiniz ile bültenimize abone olun,  kampanyaları ve indirimleri kaçırmayın. İlk abonelikte %15 İndirim kazanın!

Age verification

By clicking enter you are verifying that you are old enough to consume alcohol.

Ara

Alışveriş Sepeti

Sepetiniz şu anda boş.
Alışverişe başla